İsviçre hükümeti, finansal şeffaflığı artırmak amacıyla kripto varlıklara ilişkin vergi bilgilerinin 74 ülkeyle otomatik olarak paylaşılmasını öngören önemli bir adım attı. Federal Konsey, 6 Haziran 2025’te aldığı kararla, mevcut Otomatik Bilgi Değişimi (AEOI) sisteminin kapsamını dijital varlıkları da içerecek şekilde genişleten bir yasa tasarısını kabul etti ve parlamentoya sundu. Bu tasarı, bankalardaki finansal hesaplarla sınırlı olan mevcut bilgi değişimi rejimini kripto varlıkları da kapsayacak biçimde genişletiyor. Karar kapsamında İsviçre, aralarında Birleşik Krallık ve tüm Avrupa Birliği üye ülkelerinin bulunduğu toplam 74 ülkeyle kripto varlık vergi bilgilerini otomatik paylaşmayı planlıyor.
Yasa Tasarısının İçeriği ve Teknik Detaylar

İsviçre Federal Konseyi, 19 Şubat 2025’te gerçekleştirdiği toplantıda kripto varlıkları da AEOI kapsamına alacak yasa değişikliği için hazırladığı tezkereyi Parlamento’ya iletti. Bu değişiklik, 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girmek üzere planlandı. Düzenleme, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının (kripto borsaları, saklama cüzdanı işletmecileri vb.) müşterilerinin hesap ve işlem bilgilerini toplamasını ve İsviçre Federal Vergi İdaresi’ne raporlamasını zorunlu kılacak. Toplanan bu veriler daha sonra anlaşmaya dahil diğer ülkelerin vergi makamlarıyla otomatik olarak paylaşılacak.
Tasarıya göre “kripto varlık” kavramı geniş tanımlanıyor. OECD’nin Crypto-Asset Reporting Framework (CARF) standardına paralel şekilde, dağıtık defter veya benzeri teknoloji ile işlem güvenliği sağlanan tüm dijital değer temsilcileri kripto varlık olarak kabul edilecek. Kripto paralar, stablecoin’ler ve takas edilebilir token’lar (NFT) bu kapsama girerken, merkez bankası dijital paraları (CBDC) ve yatırım amacı taşımayan dijital varlıklar kapsam dışında tutuluyor.
Yasa tasarısı, kripto hizmet sağlayıcılarına ciddi yükümlülükler getiriyor. Artık İsviçre’de faaliyet gösteren kripto varlık platformları, müşteri kimlik tespiti ve raporlama süreçlerini sıkılaştırmak durumunda kalacak. OECD’nin CARF standardı, bu sağlayıcılara kullanıcıların vergi mukimliklerini tespit etme ve vergi kimlik numaralarını (TIN) doğrulama yükümlülüğü getiriyor. Ayrıca kripto paradan itibari paraya dönüşüm, kripto-varlıklar arası dönüşüm veya cüzdan transferi gibi işlemler de rapor kapsamına alınıyor. İç mevzuatta yapılacak değişikliklerle, ilgili hizmet sağlayıcılarının yıl sonuna kadar vergi idaresine kayıt olmaları gerekecek. Tasarı, yükümlülüklerini ihmalen yerine getirmeyenler için cezai yaptırımlar da öngörüyor.
Federal Konsey, yasa tasarısını hazırlarken 2024’te iki aşamalı bir istişare süreci yürüttü. Mayıs ayında taslak yasal metin kamuoyuna sunulup geri bildirimler alındı; Ağustos ayında ise bilgi paylaşımı yapılacak ülkeler listesi görüşe açıldı. Sektör temsilcilerinden gelen geri bildirimlerle şekillenen tasarı, 2025 başında nihai halini alarak Parlamento’ya sunuldu. Halihazırda Parlamento’da görüşülen bu tasarı kabul edilirse, kripto varlıklarla ilgili otomatik bilgi paylaşımı rejimi 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
Hangi Ülkeler Dahil, Hangileri Hariç?
Anlaşma kapsamında tüm AB ülkeleri ve Birleşik Krallık yer alıyor. Ayrıca Hindistan, Japonya, Kanada, Brezilya, Güney Kore, Avustralya gibi G20 ülkeleri de listede bulunuyor. Ancak ABD, Çin ve Suudi Arabistan gibi bazı büyük ekonomiler anlaşma dışında bırakıldı.
İsviçre hükümeti, yalnızca OECD tarafından belirlenen şeffaflık ve veri güvenliği kriterlerini karşılayan ülkelerle bilgi paylaşımı yapılacağını belirtti. ABD’nin dışarda bırakılmasının temel nedeni kendi FATCA sistemiyle ilerlemesi; Çin ve Suudi Arabistan ise henüz veri güvenliği gerekliliklerini yerine getirmediği için kapsama alınmadı.
Yürürlük Tarihi ve İlk Veri Paylaşımı
Yasa tasarısının kabul edilmesi durumunda, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi bekleniyor. İsviçre’deki kripto hizmet sağlayıcıları, bu tarihten itibaren müşterilerinin hesap ve işlem verilerini toplayacak. İlk uluslararası veri paylaşımının 2027 yılında gerçekleşmesi planlanıyor.
Federal Konsey, ilk veri alışverişinden önce partner ülkelerin gerekli tüm şartları yerine getirip getirmediğini gözden geçirecek. Bu doğrultuda mevcut finansal hesap paylaşımı için uygulanan periyodik denetim mekanizması, kripto varlıklar için de geçerli olacak şekilde genişletilecek.
Avrupa Birliği ile Uyum ve OECD Standartları
Avrupa Birliği, OECD’nin CARF standardını DAC8 direktifi kapsamında mevzuatına entegre etti. AB ülkeleri, 1 Ocak 2026 itibarıyla benzer raporlama yükümlülükleri uygulayacak. İsviçre de bu süreçle uyumlu bir takvim benimseyerek Avrupa’daki düzenlemelere paralel hareket ediyor.
İsviçre’nin Motivasyonları ve Beklentileri
İsviçre, bu adımı hem uluslararası vergi şeffaflığı taahhütlerini yerine getirmek, hem de finans merkezi olarak itibarını korumak için atıyor. Kripto varlıkların anonimlik yapısı, vergi kaçakçılığı riskini artırdığından, ülke bu boşlukları kapatmayı hedefliyor. Ayrıca kripto ekosisteminin düzenlenmesiyle yerel piyasada eşit rekabet koşulları yaratılması planlanıyor.
Yerel Kripto Sektörüne Etkileri
İsviçre’deki kripto hizmet sağlayıcıları, bu yasa kapsamında müşteri tespiti, işlem takibi ve veri bildirimi gibi süreçleri yönetmekle yükümlü olacak. Küçük işletmeler için bu durum yeni maliyetler doğurabilirken, büyük kuruluşlar daha hızlı adapte olabilecek. Uyumsuzluk durumunda cezai yaptırımlar uygulanacak.
Resmi Açıklamalar ve Uluslararası Yankılar
İsviçre hükümeti, bu düzenlemeyi kamuoyuna duyururken X platformu üzerinden de açıklamalarda bulundu. Kararın duyurulduğu gönderide ABD, Çin ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin anlaşma dışında bırakıldığı açıkça ifade edildi. Uluslararası basında bu karar büyük yankı uyandırdı. Bazı ülkeler, özellikle Hindistan gibi vergi kaçakçılığıyla mücadele edenler, bu adımı memnuniyetle karşıladı.
İsviçre, küresel ölçekte vergi şeffaflığına katkı sağlayacak bu girişimiyle, yalnızca kendi mali sistemini değil, tüm kripto ekosistemini daha şeffaf ve sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyor.
